| Dede Efendi'den Mevlevi Sesleri | | Yazdır | |
|
Hazreti Mevlana'nın dünyaya ışık saçan eseri Mesnevi, "Dinle bu neyi" mısraı ile başlar. Musiki, Mevlevilikte başından beri çok özel bir yere sahiptir. İstanbul dışındaki tekkelerde Cuma namazından sonra gerçekleştirilen Mevlevi ayini yalnızca İstanbul'da beş Mevlevi Dergâhında haftanın her günü düzenlenirdi. Mevleviliğin manevi merkezi, Pir makamının bulunduğu Konya'dır; buna karşılık Mevlevi musikisinin geliştiği merkez İstanbul olmuştur. İstanbul Mevlevihaneleri Nayi Osman Dede, Abdülbaki Nasır Dede, Şeyh Ataullah, Şeyh Celaleddin, Hüseyin Fahreddin Dede, Rauf Yekta, Subhi Ezgi, H. Saadettin Arel gibi müzik tarihimize damgasını vurmuş pek çok ismi yetiştirmiştir. Mevlevi musikisi denince akla ilk gelen isimlerden biri, İsmail Dede Efendi'dir. 1778 yılında doğan İsmail Dede Efendi, Yenikapı Mevlevihanesi Şeyhi Ali Nutki Dede'den ders almış, Abdülbaki Nasır Dede ile de ney meşk etmiştir. Bu arada çilesini tamamlayan bu yetenekli müzisyen, Mevlevi Dedesi ünvanını da almıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun en zarif padişahlarından ve döneminin önemli bestecilerinden biri olan III. Selim iki Mevlevi sanatçıyla özel bir dostluk kurmuştur; bunlar Divan Edebiyatının büyük şairi Şeyh Galip ve besteci İsmail Dede Efendi'dir. Her iki sanatçı da kendi alanlarında klasik bir devrin son isimleri olarak anılabilirler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., İsmail Dede Efendi'ye ait sekiz Mevlevi Ayini'ni ilk kez bir arada yayınladı. |