Sayı 5 / 2006
 
Gölgesi Aslından Büyük Yalçın Küçük

Ada BAYAZIT

Etme bulma dünyası, Yalçın Küçük onun bunun şeceresini kurcalayarak çok beddua topladı. Sonun da biri çıktı onun da şeceresini kurcaladı. Meğer Yalçın Küçük'ün dedesi Fransız işbirlikçisiymiş. Dede Abdullah Sabuni, Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmaması için Çerkez Ethem'in kurup, yönettiği örgütün üyesiydi.

Yalçın Küçük, "Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede artık yaşayamam" diyerek çekip gittiği Fransa'dan döndü döneli (1989) kaleme 

Devamı >>
Zihnimin Kanatları
Düşlerin Sürüklediği Adam; HEİNRİCH SCHLİEMANN ve Bizden Götürdükleri; Truva Hazinesi
Nermin BEZMEN
Uşak Müzesi'nde yaşanan soygun, Truva

Devamı >>
 
Ümit Dünyası
Şükrü Saracoğlu Değil, Cemil Topuzlu Stadyumu!
Ümit BAYAZOĞLU
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün stadına Şükrü Saracoğlu adı verildi. Ancak stadın yeri İstanbul'un eski belediye başkanlarından Cemil Topuzlu'nun bir dizi operasyonuyla Fenerbahçe'nin olmuştu. Fenerbahçe Stadı'nın

Devamı >>

Kapanan Parantezler
Kapanan Parantezler Kapanan Parantezler
Esma GÜNDOĞDU

ATIF YILMAZ

(D.1925)

9 Aralık 1925'te, Mersin'de dünyaya geldi. Asıl adı Atıf Yılmaz Batıbeki'dir. İlk ve orta öğrenimini Mersin'de tamamladı. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne devam etti. Ancak resme olan ilgisi onu şimdi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne geçmesine neden oldu. Resim Bölümü'nde Nuri İyem Atölyesi'ne devam etti.

Atıf Yılmaz, mezuniyetinden sonra bir süre film eleştirmenliği yaptı. Ressam ve senaryo yazarı olarak çalıştı ve iki filmde yönetmen

Devamı >>

Mardinizadeler'in Uzun Yürüyüşü
M. Salih POLAT
Türkiye'nin en köklü ailelerinden Mardinizâdeler'in kökleri Hz. Peygamber'e kadar dayanıyor. Mardinizâdeler, hem Osmanlı'ya hem de Türkiye Cumhuriyeti'ne bakanlar, şeyhülislamlar, bilim adamları armağan etmiş bir aile. Günümüzde en çok göze çarpan üç isim üzerinden Mardinizâdeler'in tarihine doğru yürümeye çalıştık. İlki Betûl Mardin. Hem Misak-ı Milli sınırları içinde hem de dışında, 'halkla ilişkiler,' sektörünün en önde gelen ismi. İkincisi Arif Mardin. Geçen günlerde vefat eden dünyaca ünlü müzik adamı. Üçüncüsü ise sosyoloji dünyasının yıldızı Prof. Dr. Şerif Mardin. Hepsi birbirinden değerli bu isimleri aynı çatı altına toplayan ise Mardinizâde kimliği.

Devamı >>

Vicdanlarımızdaki İsyanların Sözcüsü Vicdanlarımızdaki İsyanların Sözcüsü
Merve EROL
Protest müziğin en ünlü ismi Ahmet Kaya'ydı. Kaya, 12 Eylül darbesinin hemen ardından "Ağlama Bebeğim" isimli albümüyle müthiş bir çıkış yapmıştı. Suskun muhalefetin adeta konuşan dili olmuştu. Kaya için bir başka dönüm noktası da Magazin Gazetecileri Derneği'nin ödül töreniydi. Ödül töreninde yaşananlar Ahmet Kaya için Türkiye'de yaşama ortamını yok etmişti. Bu zor günlerde Kaya'ya destek verenlerin başında ünlü polis şefi Hanefi Avcı vardı.

Devamı >>

Yasak Şehir ve Sakinleri
Semin GÜMÜŞEL
Prens Adaları'nı sayar mısınız lütfen? Büyükada, Heybeliada, Kınalıada, Burgaz… Bir de Sedef Adası var. Bu ismi duyanlar mutlaka olmuştur. Fakat adanın özel mülk olduğunu pek az insan bilir. Oysa Sedef Adası, tarihi Osmanlı İmparatorluğu'na uzanan Türkiye'nin en köklü ailelerinden birine ait, bugünkü sahipleriyse Haydarabad Nizamı Bereket Jah Ali Han'ın eski eşi Prenses Esra Bereket ve kardeşi Mehmet Birgen. Kamuoyu bu aileyi Sedef Adası'yla tanısa da, her bireyinin bambaşka renkli hikâyeleri var. İşte Esra Bereket, kuzenleri Rüya Mocan ve Ayşe Şefkatlioğlu'ndan İngiliz Sait Paşa ailesinin ve Sedef Adası'nın hikâyesi…

Devamı >>

Kuşaklar Boyu Sıradışı Kalan Aile Kuşaklar Boyu Sıradışı Kalan Aile
Melda DAVRAN
Canan ve Bennu Gerede kamuoyunun yakından tanıdığı iki isim. Anne ve kızın mensubu olduğu Gerede ailesinin tarihi Bosna-Hersek'e uzanmakta. Ailenin en tanınan ferdi, adı Nişantaşı'nda bir caddeye verilen Hüsrev Gerede, Atatürk'ün yaveriydi. Gerede'nin en yakınındaki isim ise İngiliz ajanlığıyla suçlanan Satvet Lütfi Tozan'dı. Canan Gerede'nin dedesi ise ünlü bir Bektaşi dedesi, Ali Naki Akman'dı.

Devamı >>

İstanbul İstanbul'un Özbekleri
Süleyman Faruk GÖNCÜOĞLU Burak ÇETİNTAŞ
Üsküdar-Sultantepesi'ndeki tekke, Özbek tekkeleri içinde en şöhretlisiydi. Yüzyıllardır faaliyette olan tekkenin en tanınmış şeyhi ise İbrahim Edhem Efendi. Hezarfen lâkaplı Edhem Efendi'nin torunları, reklam dünyasının harika çocuğu Ali Taran ve Ahmet Ertegün. Sultanahmet'teki Özbek tekkesi ise adeta gayrıresmi elçilik gibiydi.

Devamı >>

Loglife
loglife

Bütün Yollar İstanbul'a Çıkıyor
Ahu ERKIVANÇ YILDIZ
Aslen İrlandalı olmasına, New York'ta doğup büyümesine aldanmayın. Çünkü İstanbul'u onun kadar iyi tanıyan yok belki. Yıllardır İstanbul'da yaşayan, Türkiye üzerine onlarca kitaba imza atan John Freely'nin yanında kendinizi yabancı hissetmeniz boşuna değil…

Devamı >>

Zaman Ötesinden Bir Kültür Aktarıcısı Zaman Ötesinden Bir Kültür Aktarıcısı
Pelin ÖZER
Uğur Derman, geleneksel sanatların "bir bilen"i. On sekiz yaşında hat öğrenmek için Necmettin Okyay'ın kapısını çaldı. Bu tanışıklık Derman'a Osmanlı'nın son kuşak sanatçılarının kapısını açtı. Okyay'dan hem hat,

Devamı >>

Trajediden Önce "Altın Çağ" Vardı Trajediden Önce "Altın Çağ" Vardı
Ümit BAYAZOĞLU
Arsen Yarman, Ermeni cemaati ruhu namına inisiyatif koyarak, Osmanlı döneminde Ermenilerin imparatorluğa yaptığı katkıları ve bilhassa sağlık alanındaki hizmetleri anlatan, “bu coğrafyada biz de varız” diyen muazzam bir eser çıkardı ortaya... “Mahallemize yeni taşındığımızda bize ‘Siz Ermenistan'dan mı geldiniz' diye sormuşlardı. Arkadaşlarım da bütün Ermenilerin Ermenistan'dan geldiklerini zannediyorlardı.” Bu sözler yaşları 12 ile 18 arasında değişen Ermeni çocuklar arasında yapılmış bir anketten. “Ait olmak” ya da tamamen “yabancılaşmak” ikilemindeki bu çocuğun hüzün verici duyguları, Arsen Yarman'a

Devamı >>

Priştineli Priştina Ailesi Priştineli Priştina Ailesi
Duygu Özsüphandağ YAYMAN

Geçen yüzyılın başında Avrupa tarihinin seyri değişirken bu aile, Balkanlar'ın son Osmanlı tarih yapıcılarından biri olarak oradaydı. Sonra yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin İzmir kentinde devam edecekti rolüne. Bu yolun bir ucu yüzyılın başında Arnavutluk ve Kosova'da ise yüzyılın sonunda İzmir'e çıkacak; kentin tarihine "Piriştina dönemi" olarak yazılacaktı.

Avrupa, 19. yüzyıldan, devrimler sürecinin tamamlanmasıyla çıkmıştı. Artık feodal düzen sona ermiş, endüstri devrimi yapılmış, birçok

Devamı >>

Seramiğe "Can" Katıyor!
Pelin ÖZER
Adil Can-Nursan Güven çiftinin İznik girişindeki atölye ve galerisini gezerken, insanın ayakları yaşadığı çağdan kesiliyor. Sersemlemiş bir halde yalpalamamak için toprak kaplara tutunuyor, onu kavrayıp şekillendirmiş bütün masalları yeniden, bir kez daha, bu kez art arda hatırlıyor. Zihni bir kuş olup uçmaya başlıyor.

Devamı >>
Seramiğe "Can" Katıyor!

Kitabi
Hatırda Kalmaz, Satırda Kalır Hatırda Kalmaz, Satırda Kalır
Ümit BEYAZOĞLU
Mehmet Tevfik Hamdi Bey (1876-1956) tam bir bürokrat, ama sakın aklınıza Cumhuriyet döneminden bir kalem efendisi gelmesin. O bir Osmanlı bürokratı. İmparatorluğun kaos sürecinde ağır sorumluluklar üstlenmiş Mülkiyeli bir yönetici. Bir süre Yıldız Sarayı'nda görevlendirildikten sonra Kudüs Valisi tayin edilmişti.Sonra Selanik, ardından Konya, Yemen, Bursa, Ankara valisi oldu. “İttihatçı-İhtilafçı kavgası”nda taraf olmayarak, bir “ihtisas adamı” kalmayı tercih etti. Bu sayede ve bu şartlar altında Devlet Şurası ve Divanı Muhasebat

Devamı >>

500 Yıllık Edirne Yahudileri 500 Yıllık Edirne Yahudileri
Ümit BEYAZOĞLU
Taşrada yerel yazarlar tarafından yazılıp, kendi imkânlarıyla basılmış çok önemli kitaplar çıkabiliyor. Ve genellikle bu çalışmalar tanıtımı olmadığı ve dağıtımı iyi yapılamadığı için güme gidiyor. Edirne'nin “alaylı” tarihçilerinden Oral Onur'un kaleme aldığı “1492'den Günümüze Edirne Yahudi Cemaati” adlı kitap buna örnek gösterilebilir. Aslında manifaturacı olan Oral Onur, yıllardır Edirne hakkında kitaplar yazıyor. Bu son çalışmasında Edirne Yahudilerinin 1492-1992 yılları arasındaki 500 yıllık macerası var.Oral Bey aynı zamanda amatör bir gazeteci. Bir asır boyunca Osmanlı devletinin başkenti olan

Devamı >>

Biz Ölülerimizle Birlikte Yaşarız Biz Ölülerimizle Birlikte Yaşarız

Ümit BEYAZOĞLU

“Çocukluğumda Bir Merhale: İbrahimağa Mahallesi," rahmetli Süheyl Ünver'in zengin arşivinden çıkan bir anı defteri. 1910'lu yılların İstanbul'una ait bazı tespitler ile o dönemin gözde semti olan İbrahimağa Mahallesi sakinleriyle burada yaşanmış aile hatıralarını içeriyor. Ünver Hoca bu defteri 1962 yılında yapmış. Yazmış değil de yapmış diyoruz, çünkü bu defter; resimler, fotoğraflar, çizimler, kartpostallardan ve bunların kenarına Süheyl Hoca tarafından düşülmüş kısa notlardan oluşuyor. Kızı Gülbün Mesara tarafında ortaya çıkarılan kitabın editörü İsmail Kara. Çok şık yeşil cilt içinde

Devamı >>